Patent hakları çok önemli

ABD ile Çin arasındaki soğuk savaşın gerçek nedeni; Çin mallarının ucuz olması, Çin’in Kuzey Çin Denizi’nde yapay adalar inşa ederek denizlere hâkimiyet kurmaya çalışması, Çin’in Panama Kanalı’na paralel bir kanal açılmasına yardım etmesi, Çin’in İpek Yolu projesi ile Avrupa’ya kadar uzanan demiryolu ve boru hatları döşemesi gibi nedenler olduğu zannediliyor. Oysa, gerçek neden; Çin’in “Patent Hakları”na uymamasıdır.

Çin, patent haklarına uymayarak; kendi ülkesi dışında kim ne icat ederse, bu icadı alıp taklit etmektedir. Yeni bir icat yapılmasının risk ve masrafları karşılanmadığı için, Çin malları, ucuz olması nedeni ile bütün dünya pazarlarında hakim oyuncu olabilmiştir.

Çin’in avantajı ucuz işçi değildir. Çünkü zaten dünyanın büyük firmaları da üretimlerini Çin’de yaparak, ucuz iş gücünden faydalanabilmektedirler. Çin’in “devlet kapitalizmi” adı altında kurduğu sistem dâhilinde, Çin üreticileri desteklenmekte ve yaptıkları haksız rekabet bizzat devlet tarafından korunmaktadır.

Fikir hakları

Patent ve fikir hakları, kapitalist sistemin lokomotif gücü ve olmazsa olmazıdır. Kapitalist sistem, yeni icatların ortaya çıkması sayesinde var olmuş ve gücünü koruyabilmiştir. Yeni icatlar da patent ve fikir hakları sayesinde uzun süreler boyunca korunabilmekte ve taklitleri önlenmektedir.

Bu konu sadece ilaç şirketlerine münhasır bir uygulama değildir. Her türlü fikir, sanat ve icat patent ve fikir haklarıyla korunmaktadır. Bu sayede, gelişmiş ülkelerde yeni icatlar yapılabilmekte ve yeni fikirler ortaya atılabilmektedir.

Yeni icat yapanlar, yeni fikirler ve yeni uygulamalar (yazılımlar dahil) patent haklarıyla korunmaktadır. Patent hakları olmasa, 5 dolara mal olmuş bir ilaç, 200 dolara; 500 dolara mal olmuş bir akıllı telefon 1.300 dolara satılamazdı. Elon Mask uzaya insan göndermeye kalkmazdı; Google bugünkü yaygın ve saygın gücü sağlayamazdı; Microsoft “Ofis Programı” veya “Windows Yazılımı” ile milyarlarca dolar gelir elde edemezdi.

İnsan hakkı

Patent hakları, insan haklarının bir parçasıdır. Bu haklar olmasa kimin hangi başarıyı elde ettiği, kimin neyi icat ettiği, kimin bir yeniliği ülkesine kazandırdığı belli olmaz; unutulur giderdi.

Az gelişmiş ülkelerle gelişmiş ülkeler arasındaki en önemli fark, patent haklarının uygulanıp uygulanmamasıdır. Örneğin ben, Para Piyasalarını, Döviz Piyasasını, Efektif Piyasasını, Altın Piyasasını “dünyada ilk kez Merkez Bankası’nın içinde” kurdum. Hiç kimse bunları anımsayıp beni hatırlamıyor.

Ekonomi konusundaki önerilerimi de artık yazılarımda dile getiremiyorum. Çünkü, benim adımı bile zikretmeden, yarım yamalak olsa da, önerim uygulanıyor. Benim büyük emeklerle ve 45 yıllık birikimimle hazırladığım yazılar adım bile verilmeden, sanki kendilerininmiş gibi haber ajanslarında okunabiliyor.

Gelişmişlik ölçütü

Bu neden ile gelişmekte olan ülkelerde patent başvuruları bile az sayıda yapılabiliyor. Oysa, ülkelerin gelişmişliği, yıllık ve toplu patent sayıları ile ölçülür. Batıda fikir ve patent haklarının katı uygulaması nedeniyle, teori ortaya atmış filozofların, görüş bildirmiş olan iktisatçıların, yenilik yapan doktorların, yeni çizimler geliştiren mimarların isimleri unutulmaz.

Adının unutulacağı, icadının taklit edileceği bilindikçe, bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde herkes “bana ne” demeye başlar. O nedenle, bütün yenilikler devlet eliyle yapılır; yeniliklerin tümü de taklitten başka bir şey değildir.

İcat yapılamayan, buluşlara değer verilmeyen, insanın kadri bilinmeyen yerde de, ancak herkesin bildiği üretimler yapılır. Kolay ezberleme varken, merak özendirilmez. Sonuçta, beş kamyon domates verip, bir akıllı telefon almaya mahkûm olunur.

https://www.milliyet.com.tr/yazarlar/yaman-toruner/patent-haklari-cok-onemli-6307290